YAZARLARIMIZ
Anket

Ömer Faruk Bilgili
HAK VE SABIRDA ÖĞÜTLEŞME
HAK VE SABIRDA ÖĞÜTLEŞME
Ne zaman bir derdimiz, problemimiz, acımız olsa acaba nedendir, kimdendir diye çevremize bakarız. Bilmeyiz ki, ne kazandıksa ve ne kaybettikse bu hayatta, hepsi kendi ellerimiz yüzündendir. Çevremizde suçlu veya müsebbip arama yerine kendimize baksak, sanırım her şeyi daha kolay hallederiz.
Kur’an’da Asr suresinde geçen şu dizin hepimizin ana şiarı olmalıdır: 1, 2, 3 Asr'a yemin ederim ki insan gerçekten ziyan içindedir Ancak îman edip salih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler müstesna İman etme, imanı Salih amelle koruma altına alma, bu güzellikleri birbirimize anlatma ve birbirimize sabır tavsiye etme…
İman yönünden bir problemimiz olmadığı kesin. Ancak gündelik hayatımızda bizi ıslah edecek salih amel dediğimiz, Allah’ın bize emrettiği, peygamberimizin hayatında en güzel uygulanışını gördüğümüz ibadet ve taatlar, bizi bu dünyada ve ahirette mutlu edecek davranışlardır.
Ancak kaybettiğimiz bir takım özelliklerimizi, kaybettiğimiz yerlerde aramak, kayıplarımızı tekrar kazanarak hayatımızın bir parçası yapmak ana görevlerimiz arasında olmalı. Değilse içinde yaşadığımız toplumda duyduğumuz, gördüğümüz ve yaşadığımız olumsuzluklar artarak devam edecek ve biz sadece seyredeceğiz.
Bu günlerde yazar Elif Şafak’ın “Firarperest” adlı eseri elimde. Okuduğum bir bölümde adete bizi, hepimizi gördüm. Sizlerle paylaşmak istedim:
Eski kelimedir “cinnet.’’ Cinlerle ilişkilendirir; sebebini bilemediğimiz, önüne geçemediğimiz ani ve tehlikeli kişilik değişimlerine bu ismi veririz.Eski kelimedir, ama biz eskiden “cinnet’’i değil, “mecnun’’u bilirdik.Mecnun hayali bir karakter değil, adeta bir “hal’’idi. Semboldü.Öyle bir delilik hali ki, kimseye zarar vermez, karıncayı incitmezdi; zararı varsa şayet bir tek kendine,kendi sırça yüreğine.Deliliklerimiz aşktandı o zamanlar,kavuşamamaktandı tüm kendini bilmeyişlerimiz, kaybedişlerimiz, serzenişlerimiz. Şimdilerde değişti bu hal, mecnunluğu unutur olduk. Onun yerine “cinnet” aldı,gündelik hayatımızın neredeyse parçası oldu bu kavram. “Trafik’’ gibi, “zam’’ gibi bir kelime, istemesek de modern hayatın içinde. Ne kadar çok erkek ve kadın var cinnetin eşiğinde. Her yaştan, her kesimden , her şehirden…
……………
Cinnet biriken bir volkan, patlamaya hazır, anını kolluyor. İçten içe demlenen, dışarıya bazen hiçbir belirti vermeyen, sessizce, aylarca, belki senelerce biriken bir yorucu enerji. Bir anda gelen, geldiğinde yakıp geçen bir afet. Bu haliyle cinnet kimseye uzak değil. En “okumuş’’umuzdan en “sakin tabiatlı’’mıza kadar hepimizi bulabilir. Her an herkesi pençesine alabilir. Kimse demesin ki. “Ben asla cinnet getirmem.’’ Kimse demesin ki, “Bana olmaz, ben dengemi kaybetmem.’’ Belli olmaz. “Karıkoca kavgası başka, cinnet başka’’demeyin. Belki de aralarındaki mesafe sandığımızdan daha azdır. Belki hepimiz, her birimiz, kabullenmek istediğimizden çok daha yakın duruyoruz irili ufaklı cinnet noktalarına.
Cinnet hem bireysel hem toplumsal bir yara. Ve bizler; hepimiz, eğitim sistemimizi,televizyon dizilerimizi, ev içi hallerimizi, birbirimize karşı davranışlarımızı, gündelik hayattaki ilişkilerimizi, sevgimizi ifade edişlerimizi ve edemeyişlerimizi yeniden titizlikle gözden geçirmek durumundayız. Birbirinden üzücü cinnet vakalarını azaltmak istiyorsak, meseleye “bazı insanların başına gelen bir talihsizlik’’ olarak bakmak yerine hepimizi ilgilendiren bir yara olarak bakmak ve en önemlisi üsluplarımızı ve kalplerimizi yumuşatmak durumundayız.
Tüm Yazıları
- TATİLDE CAMİ-ÇOCUK VE KUR’AN BULUŞMASI
- BİRLİK-BERABERLİK ÜZERİNE
- GENÇLİK
- AİLEDE DEVAMLILIK
- TRAFİK KAZALARI VE İÇKİ
- ADAB-I MUAŞERET
- Çanakkale Şehitlerine
- İSTİKLAL MARŞI – MEHMET AKİF ERSOY
- İÇKİ BÜTÜN KÖTÜLÜKLERİN ANASIDIR
- DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI
- MEVLİD KANDİLİ
- VEDA HUTBESİ
- SELAMLAŞMA
- YAPILAN İYİLİKLERİ BAŞA KAKMA
- HAMD VE ŞÜKÜR
- HAK VE SABIRDA ÖĞÜTLEŞME
- ZAMAN BİLİNCİ
- CUMHURİYET FAZİLETTİR
- HUZURUN YERİ, AİLE
- 1-7 EKİM CAMİLER VE DİN GÖREVLİLERİ HAFTASI



Adnan SARAL
Celal Bozkurt
Coşkun Karabulut
Nuri Kıvrak
Nuri Kuzugüdenlioğlu