YAZARLARIMIZ
Anket

Ömer Faruk Bilgili
MEVLİD KANDİLİ
"Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik."(Enbiyâ, 107) ifadesiyle rahmet olarak gönderildiği bildirilen o yüce insanın doğduğu gece, insanlığın kurtuluşu için çok hayırlı ve mübarek bir başlangıçtır. O gecenin sabahı gerçekten de nurlu bir sabahtı. İnsanlık için yepyeni bir gün doğmuş, aydınlık bir devir ve sayfa açılmıştı adeta. Bir fazilet güneşi ve hidayet meşalesi olan sevgili peygamberimizin gönderilişi, Yüce Allah’ın insanlara sunduğu en büyük nimetlerinden birisidir. Bu hususta Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyrulmuştur:
Bir Müslüman olarak O'nun ahlâki faziletlerle dolu hayatını öğrenmek ve kendimize örnek almak başta gelen görevlerimizdendir. Onu anmanın, onu anlamak olduğunu bilerek ve yaşayarak ve özellikle onun ahlakını kendimize ahlak edinerek bu gibi mübarek günleri geceleri layıkıyla idrak edebiliriz. Allah’ın sevgisine ermenin onu(peygamberimizi) sevmekle mümkün olacağı bilinciyle hayatımızı devam ettirelim.
MEVLİD KANDİLİ
Önümüzdeki Pazartesi’yi, Salı’ya bağlayan (14 Şubat) gece Mübarek Mevlid Kandili’dir. Mevlid Kandili, Peygamberimiz Hz. Muhammed(SAV) 'in doğum gecesi, Hicrî takvime göre Rebiul-evvel ayının onikinci gecesidir. Mevlid, "doğum zamanı" demektir. Onun dünyayı teşrif ettiği bu geceye Mevlid Gecesi veya Mevlid Kandili denilmiştir.
Peygamberimizin doğumu Milâdî takvime göre 571 yılı Nisan ayının yirmisine rastlamaktadır. Diyanet İşleri Başkanlığımız ayrıca miladi olarak 14-20 Nisan tarihlerini Kutlu Doğum Haftası adı altında cennet vatanımızda ve insanımızın olduğu her ülkede, her sene ayrı bir heyecanla kutlamaktadır.
Kandil Geceleri İslam'ın ilk zamanlarında var olan bir adet olmadığından, Hicrî 3. asırdan itibaren kutlanmaya başlanmıştır. Ülkemizde ise Osmanlı Devleti padişahı olan II. Selim'den itibaren mübarek gecelerde, minarelerde kandil yakılmasıyla birlikte mübarek gecelerin adı kandil adını almıştır.
Mevlid Kandili ülkemizde olduğu gibi, diğer Müslüman ülkeler arasında da yüzyıllılardan beri büyük bir coşku ile kutlanmakta, Sevgili Peygamberimiz derin bir saygı ile anılmaktadır.Bunun yanında büyük Türk Alimi Süleyman Çelebi tarafından yazılan ve asıl adı "Vesiletün'necat" olan mevlid kitabı O'nun doğumunu, üstünlüğünü ve mucizelerini en güzel bir şekilde dile getiren değerli bir eserdir.
Türk Milleti olarak, peygamber ve onun ailesine çok önem veren bir milletiz. Peygamber sevgisini adeta hayatımızın her kademesinde yer vermiş, adeta onu ilmek ilmek dokumuşuzdur. Yastıkta, minderde,kilimde, oyada, dantelde velhasıl hayatın her detayında onu işlemiş ve onunla yoğrulmuşuzdur.Peygamberimizin doğum yıldönümlerinde okunan mevlidleri saygı ile dinlemek, O'nun mübarek ruhuna salât ve selâm okumak hiç şüphesiz büyük milletimizin Sevgili Peygamberimize olan engin sevgi ve bağlılığının bir ifadesidir.
"Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik."(Enbiyâ, 107) ifadesiyle rahmet olarak gönderildiği bildirilen o yüce insanın doğduğu gece, insanlığın kurtuluşu için çok hayırlı ve mübarek bir başlangıçtır. O gecenin sabahı gerçekten de nurlu bir sabahtı. İnsanlık için yepyeni bir gün doğmuş, aydınlık bir devir ve sayfa açılmıştı adeta. Bir fazilet güneşi ve hidayet meşalesi olan sevgili peygamberimizin gönderilişi, Yüce Allah’ın insanlara sunduğu en büyük nimetlerinden birisidir. Bu hususta Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyrulmuştur:
"Andolsun ki içlerinden, kendilerine Allah'ın âyetlerini okuyan, (kötülüklerden ve inkârdan) kendilerini temizleyen, kendilerine Kitap ve hikmeti öğreten bir Peygamber göndermekle Allah, müminlere büyük bir lütufta bulunmuştur. Hâlbuki daha önce onlar apaçık bir sapıklık içinde idiler." (Âl-i İmrân, 164)
Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed kendisinden önceki peygamberler gibi sadece bir kavme veya millete değil, bütün insanlığa peygamber olarak gönderilmiştir. O'nun diğer peygamberlerden farklı yönlerinden birisi budur. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyrulur: "Biz seni bütün insanlara ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik; fakat insanların çoğu bilmezler."(Sebe, 28)
İnsanlığın her zaman ve mekânda Hz. Peygamber'in bize ulaştırdığı ilâhî mesaja ve bu mesajın hayata geçirilmiş şekli olan onun sünnetine ihtiyacı vardır. İnsanlığın aradığı mutluluk onun mesajlarında saklıdır. O'nu örnek almak, Kur'an'a uymaktır. Çünkü Hz. Aişe (r.a.)'nın ifâdesiyle O'nun ahlâkı Kur'an'dı.(Müslim, Misâfirîn, 139). Bir diğer ifadeyle yürüyen Kur’an dı. Yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim, Peygamberimiz Hz. Muhammed'in inananlar için en güzel örnek olduğunu bildirmekte ve bu hususta şöyle buyurmaktadır:
"Andolsun, Allah'ın resûlünde sizin için, Allah'a ve âhiret gününe kavuşmayı umanla için ve Allah'ı çok ananlar için güzel bir örnek vardır." (Ahzâb, 21)
Bir Müslüman olarak O'nun ahlâki faziletlerle dolu hayatını öğrenmek ve kendimize örnek almak başta gelen görevlerimizdendir. Onu anmanın, onu anlamak olduğunu bilerek ve yaşayarak ve özellikle onun ahlakını kendimize ahlak edinerek bu gibi mübarek günleri geceleri layıkıyla idrak edebiliriz. Allah’ın sevgisine ermenin onu(peygamberimizi) sevmekle mümkün olacağı bilinciyle hayatımızı devam ettirelim.
"De ki: Allah'ı seviyorsanız bana uyunuz ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın..." (Âl-i İmrân, 31)
Tüm Yazıları
- TATİLDE CAMİ-ÇOCUK VE KUR’AN BULUŞMASI
- BİRLİK-BERABERLİK ÜZERİNE
- GENÇLİK
- AİLEDE DEVAMLILIK
- TRAFİK KAZALARI VE İÇKİ
- ADAB-I MUAŞERET
- Çanakkale Şehitlerine
- İSTİKLAL MARŞI – MEHMET AKİF ERSOY
- İÇKİ BÜTÜN KÖTÜLÜKLERİN ANASIDIR
- DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI
- MEVLİD KANDİLİ
- VEDA HUTBESİ
- SELAMLAŞMA
- YAPILAN İYİLİKLERİ BAŞA KAKMA
- HAMD VE ŞÜKÜR
- HAK VE SABIRDA ÖĞÜTLEŞME
- ZAMAN BİLİNCİ
- CUMHURİYET FAZİLETTİR
- HUZURUN YERİ, AİLE
- 1-7 EKİM CAMİLER VE DİN GÖREVLİLERİ HAFTASI



Adnan SARAL
Celal Bozkurt
Coşkun Karabulut
Nuri Kıvrak
Nuri Kuzugüdenlioğlu