YAZARLARIMIZ
Anket

ATATÜRK’E DUYULAN ÖLÇÜSÜZ KİN TÜRK KANI TAŞIYANLARIN OLAMAZ
Bir ulusun tarihinde büyük ZAFER’lerde vardır, yenilgiler de!.. Ne mutlu ki Türk tarihi daha çok zaferlerle doludur. Çünkü Türk asla esir olarak yaşayamaz. Nadiren de olsa başka ulusların emrine girerse, hemen kurtulur veya Ergenekon’dan çıkışı gibi bir efsanevi kurtuluş yolu bulur. Kendini kurtaranlara da SAYGI duyar ve minnet borcunu öder. Ödemeye devam eder. Ama damalarında GERÇEK TÜRK kanı taşıyorsa. Fakat kanın ve soyun olmadığını inkar eden bazı soysuzlar ve bilinçsiz, eğitimsiz YABANCILARA uşaklık yapan bir çok kanı bozuklar, ona acımasız bir KİN duyarlar ve ancak yalan ve iftira ile Türk’e hizmet edenleri milletin kalbinden silmek isterler. Kafaları karıştırırlar.
Tarih tarafsız olur, her şeyi olduğu gibi yazar. Uluslar tarih boyunca sahip olduğu oranda bir daha, bir daha ayni kötü duruma düşmemek için DERS alırlar ve hazırlıklı olurlar.
Uluslar ve bilinçli halk, kendine hizmet eden, kendini yok olmaktan kurtaranları sever, sayar ve adeta Allahtan sonra TAPAR. Zira asıl sevdiği kahramanlar da değildir, kendi şeref, namus ve geleceğidir. Zira Hayran olduğu kahramanlar bu değerlerini kurtarmış, korumuştur. Demek oluyor ki onlara saygı minnet duymak için ancak Şeref ve NAMUS duygusuna sahip olmak gerektir. Bu yüce duygulardan yoksun olanlar için kurtarmanın, korunmanın ne değeri vardır. Müslüman olmayanın İslam dinine saygısı olur mu? buna benzer bu…
Türkler ezelden beri HÜR yaşamışlardır. Esarete katlanamazlar.
M.Kemal ve vatansever bir avuç arkadaşları vatan ve milletini çok sevdikleri için bir daha esir olmak tehlikesine düşmemek için TEK adama kul olmayı önlemek yolunu seçmişlerdir. Hele M.Kemal… Allahtan başka kimseye kul olmak istemezdi. Ulusunu da kulluktan kurtardı.
1922’de 26 Ağustos’ta başlayan büyük taarruz, Yunan yenmiş, 30 Ağustos’ta ordusunu yok etmişti. Yunan Başkomutanı Trikopis ve askeri karargahı esir edilmiş ve Uşak’ta M.Kemal’in huzuruna getirilmişlerdir. Halsız yere İzmir’e çıkan ve Afyon’a kadar gelen, nice zulümler yapan, ırza ve namusa tecavüz eden ama sonunda ezilen, yenilen ve yok edilen bir ordunun komutanları ve onları esir eden Türk ordusunun Muzaffer Komutanı M.Kemal!.. M.Kemal zafer kazanmıştı, bir dahi askerdi. Yunanlı suçlu idi. Haksızdı. Zalimdi, acımasızdı ve halkımıza insanlık dışı eylemlerde bulunmuştu. Şimdi orduları yok edilmiş, komutanları ESİR olarak getirilmişlerdi. Ne yapsa, ne etse, ne dese haklıydı. Ama M.Kemal adamdı. Hem de Türk dü. Esirlerini gayet sakin, kibarca karşılamış
“-General, hoş geldiniz. Buyurun oturun diye yer göstermiş. Ve savaşın gidişi üzerinde sohbet etmiştir. “Siz görevinizi yaptınız. Savaşta yenen de vardır, yenilen de. Size ne gibi bir yardımda bulunabilirim?” diye sormuştur. Siz şimdilik bizim konuğumsunuz diye de eklemiştir.
Trikopis, M.Kemal’den ailesine sağ olduklarını bildirmelerini rica etmiştir. Ayrıca bu büyük asker’in gösterdiği insanlığa da hayran olmuştur. İşte o trikopis, daha sonraları, yaşadığı müddetçe her 29 Ekim günü Atina’daki Türk Büyük elçiliğine gelir ve Atatürk’ün resmi önünde saygı duruşunda bulunur ve gidermiş. Bu yaşamı boyu devam etmiş. Kendini yenen, askerlik hayatına son veren düşman komutanı idi M.Kemal, Trikopis için. Ama M.Kemal dahi bir asker, esirlerine bile insan gibi davranan üstün bir insandı. Tanrının müstesna bir kulu idi. Dünyada eşi emsali olmayan bir uygar adamdı.
Yine yunan devlet adamı, savaşı çıkaran ve yurdumuzu işgal ettiren ve nizelos 1930 yıllarında M.Kemal’i Nobel Barış ödülüne aday göstermişti. O da düşmandı.
Düşmanlar böyle yaparken, bizim içimizde nice soysuzlar, kanı bozuklar, Türk denmeye layık olmayanlar, kendilerini HAŞA Müslüman sayan bazı DİNCİLER bu Trikopes ve Venizelos kadar da olamıyorlar ve Atatürk’e yenilmez KİN besliyorlar. Aslında yalnız Atatürk’e değil onun sevdiği, her şeyini verdiği TÜRK halkına kin duyuyorlar. Türk kendine hizmet eden ne unutur, ne ihanet eder, ne de onu unutturmak isteyenleri affeder. Türk şerefine ve namusuna düşkündür. Şeref, namus ve istiklaline kurtarana da bağlıdır, unutmaz. Atatürk’e saldıranlar asıl TÜRK’e saldırıyorlar. Çünkü Türk’ü sevmiyorlar, ancak onu kullanıyorlar. Bunu Türk bilmez mi?...
- TÜRK DÜNYASINDA BİR ÇINAR DEVRİLDİ -2-
- TÜRK DÜNYASINDA BİR ÇINAR DEVRİLDİ
- MENDERES AİLESİSİNİN ACIKLI SONU VE HALK SEVGİSİ
- HER İKTİDAR İNSANA YATIRIMI ÖNE ALMALIDIR
- NASIL İNSANLAR OLDUK YARABBİ…
- MEHMET AKİF’İ 27 ARALIK’TA ANDIK
- MEHMET AKİF’İ 27 ARALIK’TA ANDIK
- NASIL İNSANLAR OLDUK YARABBİ…
- ÜÇ KOYUNU GÜDEMEYEN DEVLET ADAMI MI OLUR?
- CHP. ATATÜRK’ÜN PARTİSİYDİ, YA YENİ CHP.Yİ KİM KURDU?
- SEÇİMİN GALİBİ KİM? BİLENİNİZ VAR MI?
- BİR ZAMANLAR MAZİYE BAK NE KADAR ŞENDİK???
- DEMEK İNSAN BÖYLE OLUYORMUŞ…
- DİLİMİZİ SEVİYOR MUYUZ?
- 19 MAYIS’IN 92. YILINI KUTLADIK
- YABANCI DİL ÖĞRENMEK BİR ARAÇTIR-HİÇBİR ZAMAN AMAÇ OLAMAZ -2-
- YABANCI DİL SADECE BİR ARAÇ OLMALI ULUSAL BİR AMAÇ OLMAMALIDIR
- UYGARLIK SİMGESİ OLARAK GÖRÜNEN İNGİLİZLERİN ZALİMLİĞİ -2-
- UYGARLIK SİMGESİ GÖRÜLEN İNGİLİZLERİN ZALİMLİĞİ -1-
- CHP’NİN YENİSİ?
- YABANCI HAYRANLIĞI
- LİBYA’YA SALDIRAN HAÇLI KOALİSYONU–2-
- LİBYA’YA SALDIRAN HAÇLILAR -I-
- DAĞLIOĞLU ADINDA BİR ÖĞRETMENİMİZ VARDI
- ÇANAKKALE ZAFERİ
- NE YEDİĞİMİZİ VE NE YEDİRDİKLERİNİ BİLİYOR MUYUZ?
- KADINLARIMIZ VE KADINLAR GÜNÜ
- UMUT ŞU DAĞIN ARDINDA…
- TÜRK OLAN TÜRKÜM DEMEKTEN NİYE GOCUNSUN Kİ…
- HALKIMIZ ÖZGÜRLÜĞE DEĞER VEREBİLİYOR MU?
- TÜRK HALKI ÖZGÜRLÜĞÜ ANLIYOR VE SEVİYOR MU?
- ATATÜRK’E DUYULAN ÖLÇÜSÜZ KİN TÜRK KANI TAŞIYANLARIN OLAMAZ
- YAPILACAK SEÇİM MİLLET İÇİN UMUT OLABİLİR Mİ?
- ATATÜRK’Ü ANLAYABİLMEK (2)
- ATATÜRK’Ü ANLAYABİLMEK
- İNSANLAR NİYE AĞLARLAR?
- GÜLERİZ AĞLANACAK HALİMİZE
- ATATÜRK HİÇ BİR ZAMAN MİLLETİNE YALAN SÖYLEMEMİŞ, ALDATMAMIŞTIR



Adnan SARAL
Celal Bozkurt
Coşkun Karabulut
Nuri Kıvrak
Ömer Faruk Bilgili