YAZARLARIMIZ
Anket

Nuri Kuzugüdenlioğlu
DAĞLIOĞLU ADINDA BİR ÖĞRETMENİMİZ VARDI
DAĞLIOĞLU ADINDA BİR ÖĞRETMENİMİZ VARDI
Ortaokulda okuyorduk. Derslerim çok iyi olduğu için, çocukluk haleti ruhiyesiyle biraz şımardığım için kıpır kıpır hareketliydim. Ama itliğe aklım ermezdi, sadece tatlı yaramazdım. Maraşlı Kemal Dağıoğlu benim bu halimi gördüğünden pek sevdi beni. Bir gün Türkçe dersine yeni konan Dil Bilgisi gereği bir cümle söyledi:
“Kanaatkar ve faziletli Türk köylüsünün bağrından kopan Türk ordusu yenilmez” dedi ve bu cümlenin aslisi nedir? Diye sordu. Ve ekledi: Parmak kaldırılıp da bilemezse… yaparım, diye de küfürlü bir ceza vereceğini söyledi. Ben doğru yanıtı kestirdiğim için parmak kaldırdım. Bana bakmadı bile, gitti biraz tembel olan ve Almanca öğretmeninin oğlu Talat’la dalga geçmeye başladı. “Ey Talat, söyle bakalım bunun cevabı nedir?” filan diye gırgırına devam etti. Sınıfta kimse, ya cezadan korktuklarından, ya da bilemediklerinden ne parmak kaldırdılar, ne de konuştular. Hep sustular. Sonunda Dağlıoğlu bana dönerek sordu:
-Söyle bakalım, cevabın nedir? Ben, “Efendim, Türk ordusu yenilmez” dedim.
- Aferin, cevap budur dedi ve Dil Bilgisi bakımından başka şeyler de sordu. Ders yeni olduğu için bilemedim.
-Sen Küfrü hak ettin, ama bir kere AFERİN dedik. Değiverdi, tatlıya beğladık.
O günden beri Ordu ve askerlik konuşulduğu zaman ben hep ortaokulu ve öğretmenin Kemal Dağlıoğlu’nu hatırlarım. Aslında Kemal Dağlıoğlu çok iyi bir Türkçe öğretmeniydi. Ben Türkçeyi ondan öğrendim ve ilk Türkçe mayamı ondan aldım. Fakat ne hikmetse çok içerdi, bir. Bir de beni sevmiyor sanırdım. Halbuki aslında beni iyi tanırmış ve severmiş, ama sevmez görünürmüş. Yıl sonunda bir Maraşlı hemşerisine bana matematik dersi verdirtmesiyle ve evlerine girip kendisini yakından tanımakla bunu anlamıştım. Esprili ve güzel konuşan bir insandı. İnönü’ye çok kızıyordu. Biraz içip kendini bulunca ellerini dürbün gibi yapar şöyle bir uzaklara bakar gibi: Adama atın kıçında sinek arıyor (İnönü atları sever yarışlara da giderdi de…) beri tarafta Dağlıoğlu aç mı? evinde yeri örtecek kilim, penceresinde perde var mı, yok mu sormuyor!..” diye yoksulluktan yakınırdı. Daha sarhoş olunca kalkar çıplak zeminde oynar ve “Kör olasın Dağlıoğlu adam olamadın!..” (Kasap türküsünü kendine uyarlar, söylerdi.) hem söyler, hem oynardı.
Dağlıoğlu’nun kurduğu cümle doğruydu. Evet, Türk ordusu Erdemli ve kanaatkar Türk köylüsüne dayanıyordu. Ordu’yu M.Kemal kurmuş ve milletin ordusu olarak kurmuştu. O ne bir Kralın, ne bir Padişahın veya diktatörün ordusu değildi. Daima siyasetin dışında kalacaktı ve her dem yeniliğin öncüsü ve destekleyicisi olacaktı. Cumhuriyeti bu orduyla kurmuş, bu ordunun desteği ile bizi Ç-AĞA götüren eşsiz DEVRİMLERİ yapmıştı. Ve kurduğu Cumhuriyetin ve devrimlerin korunması ve tehlikeye düştüğü zaman kurtarılmasını güvendiği Türk ordusuna ve Türk gençliğine EMANET etmişti. Atatürk’e göre “Türk ordusu Türk azim ve iradesinin çelikleşmiş ifadesidir” diye!..
Bu bakımdan TSK. Erinden en üst basamağına kadar, paşalar dahil, anayasada en güzel ifadesini de bulunduğu gibi İÇ- ve DIŞ tehlikelere karşı vatanı, millet, cumhuriyet ve devrimleri kimseden emir almadan KORUR. Bu onun en büyük en önemli GÖREVİDİR. Bir ata sözümüz vardı: “Atın ASİLİ kendini kamçılatmaz!..” der. İşte Türk ordusu da bu görevini kendiliğinden yapar. Kimseden işaret beklemez, emir beklemez!..
Bilirsiniz, ya da bilmelisiniz, her yıl harp okulumuzda okulun yıldönümü kutlanır. Alışıldığı gibi bir de numaralar okunarak yoklama yapılır. M.Kemal’in de okulda iken numarası okununca bütün genç Subay adayları aya fırlar ve:
-“Burada, içimizde yaşıyor!..” diye haykırırlar. Bugüne kadar hep böyle olmuştu. Ama ne hikmetse bu yıl bu yapılmamıştır. Üstelik Yine Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi hep birlikte okunurdu. Bu yıl nutkun ve bazı yerleri atlanarak okunmuştur. Atlanan yer de galiba: “Bütün bu ahval ve şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere memleket dahilinde iktidara sahip olanlar GAFLET ve DALALET, hatta HIYANET içinde bulunabilirler” cümlesi imiş. (Sözcü Gazetesi 16 Mart-2011, Emin Çölaşan, Türk ordusu ne yapıyor? Başlıklı köşe yazısı)
Bunu ne o conlar, Karin Fog çocukları veya bazı satılmış soysuzlar yapsa yapsa onların meşrebi der geçerdik. Türk ordusu, Atatürk’ün kurduğu, güvendiği ve Cumhuriyetin ve milletin korunmasını verdiği Türk ordusu nasıl yapar bunu? Aklımız almıyor. Bunu orduyu seven, asker ocağını peygamber ocağı sayan hangi imanı sağlam TÜRK içini sindirir. Ve hangi ordu dostu, onu canından çok seven Türk, bu hareketi TSK. yakıştırır? Anlayamıyoruz…
Tüm Yazıları
- TÜRK DÜNYASINDA BİR ÇINAR DEVRİLDİ -2-
- TÜRK DÜNYASINDA BİR ÇINAR DEVRİLDİ
- MENDERES AİLESİSİNİN ACIKLI SONU VE HALK SEVGİSİ
- HER İKTİDAR İNSANA YATIRIMI ÖNE ALMALIDIR
- NASIL İNSANLAR OLDUK YARABBİ…
- MEHMET AKİF’İ 27 ARALIK’TA ANDIK
- MEHMET AKİF’İ 27 ARALIK’TA ANDIK
- NASIL İNSANLAR OLDUK YARABBİ…
- ÜÇ KOYUNU GÜDEMEYEN DEVLET ADAMI MI OLUR?
- CHP. ATATÜRK’ÜN PARTİSİYDİ, YA YENİ CHP.Yİ KİM KURDU?
- SEÇİMİN GALİBİ KİM? BİLENİNİZ VAR MI?
- BİR ZAMANLAR MAZİYE BAK NE KADAR ŞENDİK???
- DEMEK İNSAN BÖYLE OLUYORMUŞ…
- DİLİMİZİ SEVİYOR MUYUZ?
- 19 MAYIS’IN 92. YILINI KUTLADIK
- YABANCI DİL ÖĞRENMEK BİR ARAÇTIR-HİÇBİR ZAMAN AMAÇ OLAMAZ -2-
- YABANCI DİL SADECE BİR ARAÇ OLMALI ULUSAL BİR AMAÇ OLMAMALIDIR
- UYGARLIK SİMGESİ OLARAK GÖRÜNEN İNGİLİZLERİN ZALİMLİĞİ -2-
- UYGARLIK SİMGESİ GÖRÜLEN İNGİLİZLERİN ZALİMLİĞİ -1-
- CHP’NİN YENİSİ?
- YABANCI HAYRANLIĞI
- LİBYA’YA SALDIRAN HAÇLI KOALİSYONU–2-
- LİBYA’YA SALDIRAN HAÇLILAR -I-
- DAĞLIOĞLU ADINDA BİR ÖĞRETMENİMİZ VARDI
- ÇANAKKALE ZAFERİ
- NE YEDİĞİMİZİ VE NE YEDİRDİKLERİNİ BİLİYOR MUYUZ?
- KADINLARIMIZ VE KADINLAR GÜNÜ
- UMUT ŞU DAĞIN ARDINDA…
- TÜRK OLAN TÜRKÜM DEMEKTEN NİYE GOCUNSUN Kİ…
- HALKIMIZ ÖZGÜRLÜĞE DEĞER VEREBİLİYOR MU?
- TÜRK HALKI ÖZGÜRLÜĞÜ ANLIYOR VE SEVİYOR MU?
- ATATÜRK’E DUYULAN ÖLÇÜSÜZ KİN TÜRK KANI TAŞIYANLARIN OLAMAZ
- YAPILACAK SEÇİM MİLLET İÇİN UMUT OLABİLİR Mİ?
- ATATÜRK’Ü ANLAYABİLMEK (2)
- ATATÜRK’Ü ANLAYABİLMEK
- İNSANLAR NİYE AĞLARLAR?
- GÜLERİZ AĞLANACAK HALİMİZE
- ATATÜRK HİÇ BİR ZAMAN MİLLETİNE YALAN SÖYLEMEMİŞ, ALDATMAMIŞTIR



Adnan SARAL
Celal Bozkurt
Coşkun Karabulut
Nuri Kıvrak
Ömer Faruk Bilgili