YAZARLARIMIZ
Anket
Çevre Savurganlığı
Çevre Savurganlığı
Rahmetli annemim sedef kakmalı dikiş kutusunda tahtadan yumurta biçiminde bir alet vardı. Çoraplarımız delindiği zaman bu yumurtayı çorabın içine yerleştirir, delik yerini yumurtanın üstüne getirir ve burayı bir güzel örerdi. Böylece o çorabı birkaç kez daha giymiş olurduk.
Batının kültürel ve ekonomik dayatması sonucu o günler geride kaldı. Artık değil çorabı yamamak, bazıları çorapları kirlenince yıkamaktan üşendiği için onu atıp yenisini giyiyorlar.
Bu hale gelmemiz için elli yıla yakın bir zaman geçti. Eskisini getir, yenisini al kampanyalarıyla tüketim teşvik edildi. İnsanların değeri yaptıkları tüketim miktarına göre ölçülür oldu. Bundan on yıl önce Fethiye Lisesinde okuyan oğlum kendisini okul önüne arabam ile bırakmamı istemezdi. Nedeni de açık, arabam külüstür olduğu için kızlar ona bakmazmış. Yahu bu kızlar arabayla mı arkadaşlık edecek, seninle mi diye birkaç kere soracak oldum, laf anlatamadım.
Bizde tüketim alışkanlığı Avrupa ve ABD’deki kadar korkunç boyutlara varmadı. Bu ülkelerde ise özellikle altmışlı, yetmişli ve seksenli yıllarda oluşan refah sonucu tüketim korkunç ölçüde arttı. Hatırlarım, mutfaklarda bir alet vardı lavabonun altına takardınız, çöpü öğütür kanalizasyona yollardı.
Bu korkunç tüketim kısa sürede bütün gelişmiş ülkelerin çöplüğe dönmesine neden oldu. Eskisinden vazgeçen onu ya çöpe attı, ya oraya buraya savurdu. Öyle bir gün geldi ki insanlar ürettikleri çöplerin ve tükettikleri çevrenin içinde boğulur oldular.
O zaman akılları başlarına geldi. Bir taraftan kaynakları verimli kullanmanın yollarını ararken bir taraftan da ürettikleri çöplerden kurtulup onları değerlendirmenin yollarını aramaya başladılar. Bu konuda ellerinde bir bilgi ve tecrübe birikimi yoktu. İşin piyasası henüz oluşmamıştı. Akıllarına gelen ilk yöntem bir kısım şirketleri çöplerin ayrıştırılarak bertaraf edilmesi veya geri kazanılmasıyla görevlendirmek oldu. Bu işi gerçekleştirmek için muazzam kamu kaynakları ayırdılar. Bu kaynaklar iş aleminin iştahını kabarttı. Devletlerin bilgisizliğinden ve çaresizliğinden de faydalanarak kendilerine yeni yeni iş alanları yarattılar. Kaynak nasıl olsa sonsuzdu. O halde istedikleri gibi bir çevre savurganlığı kültürü oluşturabilirlerdi. Gerekli gereksiz her şeyi toplamaya başladılar. Üstelik bu konuda kamu eliyle tröstler kurarak başkalarının bu işleri yapmalarını da engellediler.
Görebildiğimiz kadarıyla şu günlerde özellikle AB ülkelerinde yolun sonuna gelindi. Zaten kısıtlı olan kamu kaynaklarının gereksiz çevre harcamalarıyla tüketiliyor olması sorgulanmaya başladı. Ekonomik durumu en kötü ülkelerden başlamak üzere çevre konusunda gerçeklerle yüz yüze gelinmeye başladı. Bunun sonucu gereksiz çevre harcamaları kısılırken çevreci tröstler için de sıkıntılı günler başladı.
Türkiye ise bu konuda oldukça şanslı. Uzun yıllar süren bir tasarruf geleneği yoğun reklam ve propagandaya rağmen kolaylıkla yıkılamadı. Ülkemizde yabancı ülkelerde odluğu gibi çöp dağları oluşmadı. Bunun bir nedeni de geri dönüşüm piyasasının devlet katkısı olmadan kendine örgütlenmiş olmasıdır. Böylece kamu kaynaklarının çevre koruma amacıyla israfı bizde bir ölçüde az oldu.
Ancak son yıllarda AB dayatmasıyla onların kaldırmak için uğraştığı bazı yöntemler bizde uygulanmaya başladı. Bunların başında ise atık toplamak için ruhsat almak zorunluluğu geliyor. Taşımacılıkta ruhsat almanın amacı yaptığınız taşıma işinin usulune uygun olarak yapılıp yapılmadığının kamu tarafından denetlenebilmesi içindir. Örneğin petrol taşıyacaksanız aracınızın bu işe uygun olması gerekir. Yoksa her an için karayollarında yangın tehlikesi oluşturma tehlikeniz vardır. Bu bakımdan önce gider yetkili kamu kurumundan aracınızın bu işe uygunluğuna, bu işi yapmanızda bir sakınca olmadığına dair bir belge alır ondan sonra işe koyulursunuz. Ancak bazı taşıma işleri vardır ki usulune uygun yapılıp yapılmadığı kamu için bir sakınca oluşturmaz. Örneğin domates taşımak için ayrıca ruhsat almanıza gerek yoktur. Çünkü domates taşırken yapacağınız bir hatanın taşıdığınız domateslerin başkalarına zarar vermesine yol açması mümkün değildir. Olsa olsa domatesleriniz yola saçılır ve yol kirlenir.
Ancak son çıkarılan yönetmeliklerle hemen hemen bütün atıklar tehlikeli olarak sınıflandırılmış ve taşınmaları ruhsata bağlanmıştır. Böylece bir kısım firmalar ruhsat alabilmek için gereksiz yatırımlar yapmışlar, sonra da bu gereksiz yatırımlarının karşılığını alabilmek için ruhsatlarını başkalarıyla para karşılığı paylaşmışlardır. Hali hazırda ruhsat almış firmaların çoğu bu işi yapmamakta, sadece ruhsat ticaretiyle geçinmektedirler. İşte size kamu eliyle yaratılan Deli Dumrullardan bir demet.
Yukarıda bahsettiğim çevre konusunda devletin yaptığı yanlışlara ufak bir örnek. Bu örnek saymakla bitmez. Önerimiz şudur ki Çevre Bakanlığı en kısa zamanda bir araştırma grubu kursun veya bu konuda bir şura toplasın, AB dökümanlarından bire bir kopyaladığımız yönetmelikleri ülkemiz şartlarına uygun olarak yeniden gözden geçirsin.
- Bu Gidişle Kayık İskelesi Zor Yapılır
- Veda Hutbesi
- Teknoloji Nereye Kadar?
- Taş Atan Çocukları Ne Yapmalı
- Karaçulha’ya Yeni Pazaryeri
- Kentsel Dönüşüm Nedir?
- Oylama Ne Zaman Yapılır?
- Muhalefet Türleri
- Siyasi Nezaket
- Kış Geliyor, PKK İnine, BDP Meclise
- Bir Babayiğit Aranıyor
- Toplu Konut
- ANIZ YAKMAK TOPRAĞA İHANETTİR
- Sayın Vekillerimize Başarılar Dileriz
- Kapatıyoruz… Türkiye’nin En Büyük(!) Perakende Mağazalar Zinciri
- Akan Su Yolunu Bulur
- “Ak Parti’ye Oy Verin Ama Anayasayı Değiştirecek Kadar Değil”
- Hayvancılık Öldü Mü?
- “Allah Beni Muhalefet Milletvekili Yapmasın”
- Kılıçdaroğlu Doğru Söylüyor
- İşini Bilen Adam
- Ali Boğa Niçin Yörük Kıyafeti Giyiyor?
- Yetkililer Neden Konuşmaz
- Yusuf Çaylı Nereye ?
- 1 Mayısı Karıştıramayız, Bari YGS’ ye Parmak Atalım
- Değirmenin Suyu Nereden Gelecek
- Bu Kadar da Tesadüf Olmaz
- Yayla Yolu Yeniden
- Üzümlü’de Neler Oldu?
- Müddei İddiasını İspat İle Mükelleftir
- Korkularla Yaşamak
- Eğitim Çıkmazımız
- Fethiyeli İş Adamları Dünyaya Açılıyor
- MHP’de Adaylık Yarışı
- Desteksiz Atışlar
- İlle de Nükleer Enerji
- SIRA DIŞI ADAYLAR, SIRADAN ADAYLAR
- Düğünler, Düğünlerimiz
- DEZENFORMASYON
- Siz Olsanız Ne Yapardınız?
- Başbakan Erbakan! Şakadan!
- Hollanda’yı Fethiye’ye Getirdik
- Çevrenin En Büyük Düşmanı Yine Bir Kısım Çevreciler
- Mahalle Baskısı
- Siyaset Medya Etkileşimi
- Beleş Yaşamak
- Hastaneler Niçin Kalabalık
- Seçim Yaklaşıyor, Hayat Duracak Mı?
- Yine Plansız, Projesiz İşler Yapılıyor
- Eren Dağı Kayak Merkezi Açıldı
- Olağan Şüpheliler
- Kaçak İnşaatlar ve Çözüm Yolları
- İki Olay, İki Mesaj
- Dalları Limon Bastı
- Fethiye’de Üniversite
- Partilerin Aday Belirlemesinde Hemşehrilik Unsurunun Katkısı
- Hırsızlara Ne Yapmalı
- Yeni Yılda Siyasi Partileri Bekleyen Tehlike: Popülizm
- Çevre Savurganlığı
- Yeni Muhalefet Taktikleri



Adnan SARAL
Celal Bozkurt
Coşkun Karabulut
Nuri Kıvrak
Nuri Kuzugüdenlioğlu
Ömer Faruk Bilgili