YAZARLARIMIZ
Anket
Akın Tezel
Desteksiz Atışlar
Desteksiz Atışlar
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun seçimler yaklaştıkça peş peşe sıraladığı vaadleri çok kişi tarafından inandırıcı bulunmadı. Son olarak bedelli askerlik konusunda CHP tarafından verilen yasa teklifi bardağı taşıran son damla oldu. Vatandaş CHP’nin bu vaadlerini gerçekleştirmesinin olanaksız olduğu görüşünde.
Öneriler Genel Başkan Kılıçdaroğlu tarafından gündeme getirildiği için oklar da ona doğru yöneltiliyor. Görünüşün aksine Kılıçdaroğlu’nun ciddi bir devlet adamı olduğu inancındayım. Yapmış olduğu önerilerin gerçekleşmeyeceğini o da biliyor olmalı. Ancak CHP Genel Başkanlığı gibi zor bir göreve geldiği için çaresiz bazı girişimlerde bulunuyor.
Bundan önceki Genel Başkan Baykal’ı yakından tanırım. O da gerçek bir devlet adamıydı. Özel yaşantısında, arkadaş ve parti içi ilişkilerde son derece sevecen ve demokrat tavırları vardı. Ancak genel başkanlığı soğuk ve ışıksız bir devlet adamı görüntüsü veriyordu. Çünkü CHP Genel Başkanı olarak yapacağı her konuşmanın çelişkilerle dolu olacağını biliyor, iyisi mi hiç konuşmasam hiç çelişkiye düşmem mantığıyla hareket ediyordu.
Buna karşılık Kılıçdaroğlu kendisine verilen CHP’nin halkçı yüzünü gösterme görevine uygun olarak halkın hoşuna gideceğini düşündüğü bir takım önerilerle ortaya çıkıyor. Ancak bu öneriler hiçbir alt yapı çalışması gerçekleşmeden ortaya atıldığı için populist edebiyatın şaheseri olarak önümüze geliyor.
CHP’nin genel başkanlarını zor duruma düşüren bu durum aslında CHP’nin örgüt yapısından kaynaklanıyor. CHP kurulduğu tarihten itibaren hiçbir demokratik seçimi kazanamamış olmakla beraber onu destekleyen sınıflar Tanzimat fermanı’nın ilanından beri iktidarda. Osmanlı’nın son dönemi ve Kurtuluş Savaşı süresi dışında bu sınıflar hep gizli iktidarı temsil etmiş. Haliyle CHP de resmi iktidar sorumluluğunu yüklenmek gibi bir kaygısı olmadığından ülke sorunları ile ilgili gerçekçi projeler geliştirmek çabasına girmemiş. Onun tek derdi yasal meşruiyeti sağlayabilecek belirli bir temsil gücüne ulaşmak olmuş.
Ancak özellikle son Anayasa değişiklikleriyle birlikte CHP de de bir değişim ihtiyacı kendini göstermiş. Artık iktidardaki Ak Parti’ye rakip olabilmek için somut projelerle seçmenin karşısına çıkmak gerektiğini his etmiş CHP. Öyle olmuş ama bu duruma çok hazırlıksız yakalanmış. Bir taraftan örgütte gücünü devam ettiren ve CHP’nin çelik çekirdeği kabul edilen laikçi bürokrat elitler, öte yandan seçim kazanabilmek için seçmenin taleplerine cevap verebilme ihtiyacı CHP yöneticilerini içlerinde bulundukları çelişkili duruma düşürmüş.
Bunun en somut örneğini de bedelli askerlik önerisinde görüyoruz. CHP tarafından yapılan öneriye göre fiiliyatta 28 yaşından büyük herkesin bedelsiz olarak askerlikten yırtacağı anlaşılıyor. Düşük gelirlileri bedelsiz olarak askerlikten muaf tutacağım derseniz çoğu kimse bedel ödememek için kayıt dışı kalmak yolunu seçer. Kurulu işi olan bunu bir başkasına devreder. Bir yerde çalışmakta olan ‘aman birkaç ay beni bordroda gösterme, istersen bedava çalışayım’ şeklinde öneriler getirebilir.
Bu işin bir yönü. Aslında Türkiye’deki askerlik sisteminin ciddi bir yeniden yapılanmaya ihtiyacı var. Altı yüz bin kişilik ordunun yaklaşık onda biri askerlik dışı görevlerde kullanılıyorsa, köylü gençleri bir iki aylık eğitimden sonra yıllardır dağlarda yaşayan teröristlerle savaşmaya gönderiliyorsa burada bir yanlışlık var demektir. Bu yanlışlığı düzeltmek için de başta Genel Kurmay Başkanlığı olmak üzere bütün ilgililerin oturup konuyu derinliğine incelemesi gerekir. Zaten bu çalışmalar da bir süredir yapılmaktadır. Bir süre sonra bu çalışmalar sonuçlandığında silahlı kuvvetlerimizin yeni yapısı hakkındaki öneriler kamu oyuna sunulacak, belki de bir halk oylaması yapılacaktır. Bu çalışmaların sonuçlanması beklenmeden nasıl sonuçlanacağı belli olmayan bir projeyle seçimlere beş kala vatandaşın karşısına çıkmak ciddi bir davranış değildir.
Bu konudaki kişisel görüşümüze gelince askerlik hizmeti bedel verilerek kaçılacak bir hizmet olmamalıdır. Bu hizmeti savaş sanatını öğrenmek dışında bir öz disiplin kazanma, birlikte çalışmayı, kaderde, tasada, kıvançta bir olmayı öğrenme çalışması olarak düşünmek daha doğru olur. Bu bakımdan bütün vatandaşlarımızın bu hizmetle yükümlü olması prensibinden vaz geçilmemelidir. Yükümlülerin iş düzenlerinin bozulmasına yol açmayacak bir biçimde birkaç ay sıkı disiplinli bir eğitim bu iş için yeterli olabilir. Bunun dışında süreklilik arz eden terörle mücadele ve teknik beceri gerektiren diğer hizmetlerin profesyonel kadrolar tarafından yapılması esas olmalıdır. Böylelikle hem görev layıkıyla yapılmış olacak, hem vatandaşlarımız işinden, gücünden olamayacak, hem de milli bilince sahip bir gençlik yetişmiş olacaktır.
CHP yönetiminin yapmış olduğu öneriyi seçimden sonra daha bütünleşmiş biçimiyle yeniden gündeme getirmesi daha yararlı olacaktır kanısındayım.
Tüm Yazıları
- Bu Gidişle Kayık İskelesi Zor Yapılır
- Veda Hutbesi
- Teknoloji Nereye Kadar?
- Taş Atan Çocukları Ne Yapmalı
- Karaçulha’ya Yeni Pazaryeri
- Kentsel Dönüşüm Nedir?
- Oylama Ne Zaman Yapılır?
- Muhalefet Türleri
- Siyasi Nezaket
- Kış Geliyor, PKK İnine, BDP Meclise
- Bir Babayiğit Aranıyor
- Toplu Konut
- ANIZ YAKMAK TOPRAĞA İHANETTİR
- Sayın Vekillerimize Başarılar Dileriz
- Kapatıyoruz… Türkiye’nin En Büyük(!) Perakende Mağazalar Zinciri
- Akan Su Yolunu Bulur
- “Ak Parti’ye Oy Verin Ama Anayasayı Değiştirecek Kadar Değil”
- Hayvancılık Öldü Mü?
- “Allah Beni Muhalefet Milletvekili Yapmasın”
- Kılıçdaroğlu Doğru Söylüyor
- İşini Bilen Adam
- Ali Boğa Niçin Yörük Kıyafeti Giyiyor?
- Yetkililer Neden Konuşmaz
- Yusuf Çaylı Nereye ?
- 1 Mayısı Karıştıramayız, Bari YGS’ ye Parmak Atalım
- Değirmenin Suyu Nereden Gelecek
- Bu Kadar da Tesadüf Olmaz
- Yayla Yolu Yeniden
- Üzümlü’de Neler Oldu?
- Müddei İddiasını İspat İle Mükelleftir
- Korkularla Yaşamak
- Eğitim Çıkmazımız
- Fethiyeli İş Adamları Dünyaya Açılıyor
- MHP’de Adaylık Yarışı
- Desteksiz Atışlar
- İlle de Nükleer Enerji
- SIRA DIŞI ADAYLAR, SIRADAN ADAYLAR
- Düğünler, Düğünlerimiz
- DEZENFORMASYON
- Siz Olsanız Ne Yapardınız?
- Başbakan Erbakan! Şakadan!
- Hollanda’yı Fethiye’ye Getirdik
- Çevrenin En Büyük Düşmanı Yine Bir Kısım Çevreciler
- Mahalle Baskısı
- Siyaset Medya Etkileşimi
- Beleş Yaşamak
- Hastaneler Niçin Kalabalık
- Seçim Yaklaşıyor, Hayat Duracak Mı?
- Yine Plansız, Projesiz İşler Yapılıyor
- Eren Dağı Kayak Merkezi Açıldı
- Olağan Şüpheliler
- Kaçak İnşaatlar ve Çözüm Yolları
- İki Olay, İki Mesaj
- Dalları Limon Bastı
- Fethiye’de Üniversite
- Partilerin Aday Belirlemesinde Hemşehrilik Unsurunun Katkısı
- Hırsızlara Ne Yapmalı
- Yeni Yılda Siyasi Partileri Bekleyen Tehlike: Popülizm
- Çevre Savurganlığı
- Yeni Muhalefet Taktikleri



Adnan SARAL
Celal Bozkurt
Coşkun Karabulut
Nuri Kıvrak
Nuri Kuzugüdenlioğlu
Ömer Faruk Bilgili