YAZARLARIMIZ
Anket
Akın Tezel
1 Mayısı Karıştıramayız, Bari YGS’ ye Parmak Atalım
1 Mayısı Karıştıramayız, Bari YGS’ ye Parmak Atalım
Toplumsal olaylar kitlelere mal olmamışsa bunları önlemek için kuvvetli bir emniyet ve istihbarat teşkilatı yeterli olur. Yıllardır 1 Mayıs törenlerinde görmeğe alıştığımız taşlı sopalı saldırılar ülkeyi huzursuz kılmak için çaba gösteren bir kısım gizli örgütlerin ve yabancı servislerin kullandıkları kitle tabanı olmayan bazı taşeron çeteler tarafından gerçekleştiriliyordu.
Son yıllarda hem istihbarat, hem personel, hem de teknik alt yapı bakımından üstün bir güce ulaşan emniyet örgütümüz çıkartılmak istenecek bu gibi olayları önleyecek yeterliktedir. Nitekim geçtiğimiz 1 Mayıs olsun, önceki gün gerçekleşen 2011 1 Mayıs kutlamaları olsun ufak tefek itişmeler dışında olaysız tamamlanmıştır.
1 Mayıs törenlerinde olay çıkarmanın neredeyse imkansız olduğunu kaos planlayıcıları da mutlaka bilmekteydi. O halde toplumu gerecek, hükümetin olaylar karşısında aciz kaldığını kamuoyuna ispatlamaya çalışacak başka tertipler planlanmalıydı. İşte YGS sınavlarının hemen ertesi günü ortaya atılan şifre var iddiaları bu düşüncemizi doğrular niteliktedir.
Daha önceki bir yazımda belirttiğim gibi bir milyon yedi yüz bin kişinin katıldığı bir sınavda şifre uygulandığının iddia edilebilmesi için çok sayıda soru kitapçığı ve cevap anahtarının incelenmesi ve bunların arasında doğru cevaplara ulaşabilmeği sağlayan ortak bir formülün varlığının ispatlanması gerekir. Ayrıca sınavın geçersiz olması için bu formülün sınava girenlerin hiç olmazsa bir kısmı tarafından uygulanarak doğru cevaplara ulaşıldığının da kanıtlanması şarttır.
Bu iddiaları ortaya atanların sınav kâğıtlarını ve sonuçlarını incelemeleri mümkün olmadığı halde böyle bir suçlamayı sınavın ertesi günü nasıl yapabildiklerini sormak hakkımızdır.
Sınavlarda birileri kayırılıyor iddiasının bir tertip olduğunu kanıtlayan başka olaylar da vardır. Sınavın ertesi günü ÖSYM tarafından basına dağıtılan örnek soru-cevap kitapçığında cevapların dizilişi ilkokul birinci sınıf öğrencisinin dahi anlamakta güçlük çekmeyeceği bir formüle göre yapılmıştır. Bu örneği görenler ise doğal olarak aynı uygulamanın gerçek sınav kitapçıklarında da yapıldığı inancına kapılmışlardır. Öğrenildiğine göre matematik testi ile ilgili bölümde de bir formül uygulandığı ortaya çıkmıştır.
Bütün bunların sonunda mahkeme tarafından yapılan bilirkişi incelemesinde, formül uygulanmış olsa dahi sınava girenlerin bundan haberi olmadığı için bunu değerlendiremedikleri, bu nedenle sınavda haksız bir sonuç alındığını iddia etmenin yersiz olacağı anlaşılmıştır.
Ancak birilerinin basına dağıttığı örnek kitapçıkta niçin şifre uyguladığı hala anlaşılmamıştır. Sınavda kopya çekilmesine yardımcı olan birileri varsa değil bunu bağıra bağıra açıklamak, gizlemek için her türlü çabayı gösterir.
Ayrıca içerden birilerinin formül uyguladığı, bunu da dışarıdaki yandaşlarına aktardığı var sayıldığında, formül uygulamaktansa soruları neden doğrudan dışarıya çıkarmadığını anlamak da pek mümkün görülmemektedir.
Olaya bir de ters yönden baktığımızı düşünelim. İddiaların odak noktası bir gruba bağlı okullar ve onların öğrencilerinin kayrıldığı yönündedir. Herkesin bildiği bir gerçek şudur ki söz konusu okullar öğrenci seçerken oldukça dikkatli davranmakta ve benzeri okullardan daha kaliteli bir eğitim vermektedirler. Böyle eğitim kurumlarının başarısız öğrencilerinin yüksek öğrenime girmesine yardımcı olmak için bir çaba içinde olmaları pek akla yakın görülmemektedir.
YGS’deki tartışmalar şifre iddialarıyla son bulmamıştır. Bazı yerlerde kitapçıkların eksik dağıtılması, bazı yerlerde yanlış basımlar birçok öğrenciyi mağdur etmiş ve bunların sınavlarının tekrarına karar verilmiştir. Bazı öğrencilerin sınav kağıtları yanlış okunmuş ve itiraz üzerine düzeltilmiştir.
Görüldüğü gibi aksaklıklar birbirini kovalamaktadır. Sorulması gereken sorular şunlardır. Şifre tartışması dışında basım, dağıtım ve cevapların okunması konusunda benzer hatalar geçtiğimiz sınavlarda da olmuş mudur? Hükümete yakınlığı ile bilinen ÖSYM başkanı göreve geldikten sonra yeni bir kadrolaşma yapmış mıdır, yoksa eski kadrolarla çalışmaya devam mı etmektedir? Şayet eski kadrolar görevdeyse ve bu hatalar ilk defa bu yıl ortaya çıkmışsa bütün bunları başkanın tecrübesizliğine bağlamak doğru mudur? Yoksa ÖSYM kadroları içinde olsun, matbaa çalışanları içinde olsun kaos planlayıcıları tarafından görevlendirilen belirli kişiler kasıtlı bir eylem içinde midir?
Öğrendiğimiz kadarıyla bütün bu soruların cevabı yetkili merciler tarafından araştırılmaktadır.
Bizim şimdilik yapabileceğimiz bir tek öneri vardır. İletişim çağına girdiğimiz şu dönemde ortalığı karıştırmak için sağa sola ateş etmek veya oraya buraya bomba yerleştirmek dışında çok kolay ve çok daha etkileyici yollar vardır. Ülkede hepsi birbiriyle bağlantılı elektronik işletim sistemlerine yapılabilecek en ufak bir müdahale hayatı tümüyle felç etmeye yetecektir. Sokakların güvenliğini emniyet teşkilatıyla oldukça başarılı bir şekilde sağlayan devletimiz sistemin düzgün çalışmasını garanti etmek için kritik yerlerde görevlendireceği personel konusunda azami dikkat göstermelidir.
Tüm Yazıları
- Bu Gidişle Kayık İskelesi Zor Yapılır
- Veda Hutbesi
- Teknoloji Nereye Kadar?
- Taş Atan Çocukları Ne Yapmalı
- Karaçulha’ya Yeni Pazaryeri
- Kentsel Dönüşüm Nedir?
- Oylama Ne Zaman Yapılır?
- Muhalefet Türleri
- Siyasi Nezaket
- Kış Geliyor, PKK İnine, BDP Meclise
- Bir Babayiğit Aranıyor
- Toplu Konut
- ANIZ YAKMAK TOPRAĞA İHANETTİR
- Sayın Vekillerimize Başarılar Dileriz
- Kapatıyoruz… Türkiye’nin En Büyük(!) Perakende Mağazalar Zinciri
- Akan Su Yolunu Bulur
- “Ak Parti’ye Oy Verin Ama Anayasayı Değiştirecek Kadar Değil”
- Hayvancılık Öldü Mü?
- “Allah Beni Muhalefet Milletvekili Yapmasın”
- Kılıçdaroğlu Doğru Söylüyor
- İşini Bilen Adam
- Ali Boğa Niçin Yörük Kıyafeti Giyiyor?
- Yetkililer Neden Konuşmaz
- Yusuf Çaylı Nereye ?
- 1 Mayısı Karıştıramayız, Bari YGS’ ye Parmak Atalım
- Değirmenin Suyu Nereden Gelecek
- Bu Kadar da Tesadüf Olmaz
- Yayla Yolu Yeniden
- Üzümlü’de Neler Oldu?
- Müddei İddiasını İspat İle Mükelleftir
- Korkularla Yaşamak
- Eğitim Çıkmazımız
- Fethiyeli İş Adamları Dünyaya Açılıyor
- MHP’de Adaylık Yarışı
- Desteksiz Atışlar
- İlle de Nükleer Enerji
- SIRA DIŞI ADAYLAR, SIRADAN ADAYLAR
- Düğünler, Düğünlerimiz
- DEZENFORMASYON
- Siz Olsanız Ne Yapardınız?
- Başbakan Erbakan! Şakadan!
- Hollanda’yı Fethiye’ye Getirdik
- Çevrenin En Büyük Düşmanı Yine Bir Kısım Çevreciler
- Mahalle Baskısı
- Siyaset Medya Etkileşimi
- Beleş Yaşamak
- Hastaneler Niçin Kalabalık
- Seçim Yaklaşıyor, Hayat Duracak Mı?
- Yine Plansız, Projesiz İşler Yapılıyor
- Eren Dağı Kayak Merkezi Açıldı
- Olağan Şüpheliler
- Kaçak İnşaatlar ve Çözüm Yolları
- İki Olay, İki Mesaj
- Dalları Limon Bastı
- Fethiye’de Üniversite
- Partilerin Aday Belirlemesinde Hemşehrilik Unsurunun Katkısı
- Hırsızlara Ne Yapmalı
- Yeni Yılda Siyasi Partileri Bekleyen Tehlike: Popülizm
- Çevre Savurganlığı
- Yeni Muhalefet Taktikleri



Adnan SARAL
Celal Bozkurt
Coşkun Karabulut
Nuri Kıvrak
Nuri Kuzugüdenlioğlu
Ömer Faruk Bilgili