YAZARLARIMIZ
Anket
Akın Tezel
Toplu Konut
Toplu Konut
Toplu konut hızlı sanayileşme sonucu köyden kente göç eden yığınların konut ihtiyacını karşılamak için bulunmuş bir yöntemdir. Genellikle çok katlı, çok sayıda konutun bir plan dahilinde, alt yapıları tamamlanmış olarak tek bir organizasyonla inşa edilmesi demektir.
Toplu konut insanlar arasındaki sokak ve mahalle birlikteliğinden doğal sosyal ilişkilerin büyük ölçüde ortadan kalkmasına neden olan, insanları topraktan ve doğadan uzaklaştıran bir yaşam merkezi olmakla ideal bir konut yöntemi sayılmaz. Ancak sağlıksız ve güvensiz gecekondu apartmanlardan oluşan yığılmaların önüne geçtiği için bir tercih sebebidir.
Köyden kente göçün en yoğun olarak yaşandığı İstanbul’un nüfusu 1950’li yıllarda bir buçuk milyondu. Şimdi ise on beş milyona yaklaşıyor. Bu da demek oluyor ki elli yıllık bir süre içinde İstanbul’a üç milyona yakın konut yapılmasını gerektirmiş. Anadolu’dan İstanbul’a ilk gelenler genellikle sanayide iş bulmak umuduyla gelen fakir köylülerden oluşuyordu. Bunlar İstanbul’un çevresindeki boş alanlarda kendilerine bir yer seçerek oraya tuğla ve briketten tek katlı, iki gözlü yapılar yaptılar. Buralarda kısmen de tarımla uğraşarak yaşamlarını sürdürdüler. Zamanla göç arttı. Şehrin çevresinde boş yer kalmadı. Bir zamanlar kurulmuş olan tek katlı gecekondular yerini yine eski sahipleri tarafından yapılan iki veya üç katlı gecekondu apartmanlara bıraktı. Yine zaman geçti, bunların üstüne birer, ikişer kat daha çıkıldı. Sonunda birbiri üstüne yığılı beşer, altışar katlı gecekondu apartmanlardan oluşmuş semtler ortaya çıktı. Bu semtlerde alt yapı bir sorun olduğu gibi olası bir depremde binaların tamamının yerle bir olması kaçınılmazdı.
Unutulmamalıdır ki gecekondu apartmanların ortaya çıkması vatandaşın sağlıklı konut sahibi olacak kadar parasının bulunmamasından kaynaklanıyordu. İnsanların genellikle devlet arsası üzerinde arsa parası vermeden kendi olanaklarıyla yaptığı konutların da sağlıklı olması beklenemezdi.
2002 yılında iktidara gelen Ak Parti hükümeti bu soruna el atarak bir toplu konut hamlesi başlattı. Devlet tarafından kurulan Toplu Konut İdaresi İstanbul başta olmak üzere bir çok büyük şehrimizde çok sayıda toplu konut inşa etti. Yine İstanbul ve Ankara’da eski gecekondu apartmanlar sahiplerinin de onayı alınarak sağlıklı toplu konut sitelerine dönüştürüldü. Hatta bu idare toplu konut çalışmalarının dışında işler de yaptı. Galatasaray kulübünün inşaatı yılan hikayesine dönmüş Arena Stadını da kısa bir süre içinde bitirerek hizmete açtı. Sonunda genel müdürü Erdoğan Bayraktar şehircilikten sorumlu bakan olarak kabinede yerini aldı.
Şimdi bakıyoruz, bu idarenin inşaat çalışmaları bir alışkanlık haline gelmiş. Boş bulduğu her kamu arazisine toplu konut kurmak gibi bir çaba içinde görünüyor. Bunun en son örneği de Fethiye’de Çatalarık semtinde kurulmak istenilen toplu konut bölgesi.
Yazımızın başında da belirtmiştik. Toplu konut zorunluluktan doğan bir kentleşme biçimidir. Köyden kente göç eden fakir köylü yığınlarının ucuz konut ihtiyacını karşılamak için yapılır. Fethiye’nin yapısına baktığımızda ise toplu konutu gerektirecek bir göç olayı bulunmamaktadır. Fethiye’ye göç başlıca çevre köylerden, büyük şehirlerin varlıklı kesiminden ve de yabancı uyruklulardan oluşmaktadır. Anadolu’nun uzak köşelerinden çalışmaya gelen işsizlerin sayısı ise yok denecek kadar azdır.
Çevre köylerden çalışmaya gelenler iş çıkışı çoğunlukla kendi köylerine dönmekte, turizm çalışanları ise sezon içinde işyerlerinde yatıp kalkmaktadır. Fethiye’de iş kurmak için gelenler ise özel girişimciler tarafından planlı bir şekilde yapılmış sağlıklı konutları satın almakta veya kiralamaktadır. Yabancılar ise çoğunlukla villa tipi konutlara rağbet etmektedir. Özetle Fethiye’ye yeni gelenlerin konut ihtiyacı sağlıklı bir biçimde karşılanmaktadır. Hatta inşaat sektöründe çalışan bazı yatırımcıların söylediğine göre şehrimizde konut arzında bir fazlalık vardır. Fethiye Belediyesinin yapmış olduğu toplu konutlar oldukça elverişli şartlarla satışa sunulmuş olmasın rağmen zorlukla satılabilmiştir.
İşte bütün bu nedenlerle Fethiye toplu konut inşası için uygun bir yer değildir, çünkü talep yoktur.
Geçtiğimiz hafta Çatalarık’ta yapılan toplantıda bu bölgedeki ruhsatsız yapıların yıkılarak, çevredeki kamu arazileriyle de birleştirilmek suretiyle bu bölgede bir toplu konut alanı kurulması önerisi getirildi.Vatandaş haklı olarak bu öneriyi oy birliği ile red etti. Önerinin bir ilginç tarafı yapılacak konutlara Debboydaki konutları yıkılan Roman vatandaşların yerleştirilme düşüncesiydi. Daha önceki bir yazımda belirttiğim gibi Roman vatandaşlarımız, hele Fethiye gibi sıcak bir iklimde toplu konutta yaşamak isteyecek en son kesimdir.
Çatalarık’ta halen ruhsatsız yapılarda oturan insanların durumu ise biraz farklıdır. Bu bölgenin mülkiyet sorunu bir türlü çözülemediğinden sağlıklı ve planlı konutlar yapmaları mümkün olmamıştır. Bu sorun ortadan kalktığında oturdukları mekanları kendi imkanlarıyla düzün bir şekilde yenileyecekleri kesindir. Çatalarık’ta sorun kentsel dönüşüm değil, mülkiyet sorununun çözülmesidir. Ondan sonrasını vatandaş en güzel bir biçimde zaten çözecektir. Fethiye Belediyesinden beklenen bu mülkiyet sorununun çözümünde vatandaşa yardımcı olarak alt yapı dahil diğer bütün konularda vatandaşa destek olmasıdır. Zaten Belediye Başkanı Behçet Saatçı bu konuda vatandaşa söz vermiş bulunmaktadır. Behçet Bey’in gerek toplu konut istemeyen vatandaşı onaylar mahiyetteki konuşması, gerek Fethiye Belediyesinin bütün kış boyu Çatalarık’ta kalacağını söylemesi takdirle karşılanmıştır.
Sonuç olarak Çatalarık’ta toplu konut yapılmayacağı halkın yoğun karşı çıkması ve hem Fethiye Belediyesi, hem de milletvekili Ali Boğa’nın halkın sesine kulak vermesi sonucu kesinlik kazanmıştır. Burada anlaşılamayan konu kimsenin evet demeyeceği bir konuda yetkililer tarafından girişimler yapılmasının hangi düşünceden kaynaklandığıdır.
Tüm Yazıları
- Bu Gidişle Kayık İskelesi Zor Yapılır
- Veda Hutbesi
- Teknoloji Nereye Kadar?
- Taş Atan Çocukları Ne Yapmalı
- Karaçulha’ya Yeni Pazaryeri
- Kentsel Dönüşüm Nedir?
- Oylama Ne Zaman Yapılır?
- Muhalefet Türleri
- Siyasi Nezaket
- Kış Geliyor, PKK İnine, BDP Meclise
- Bir Babayiğit Aranıyor
- Toplu Konut
- ANIZ YAKMAK TOPRAĞA İHANETTİR
- Sayın Vekillerimize Başarılar Dileriz
- Kapatıyoruz… Türkiye’nin En Büyük(!) Perakende Mağazalar Zinciri
- Akan Su Yolunu Bulur
- “Ak Parti’ye Oy Verin Ama Anayasayı Değiştirecek Kadar Değil”
- Hayvancılık Öldü Mü?
- “Allah Beni Muhalefet Milletvekili Yapmasın”
- Kılıçdaroğlu Doğru Söylüyor
- İşini Bilen Adam
- Ali Boğa Niçin Yörük Kıyafeti Giyiyor?
- Yetkililer Neden Konuşmaz
- Yusuf Çaylı Nereye ?
- 1 Mayısı Karıştıramayız, Bari YGS’ ye Parmak Atalım
- Değirmenin Suyu Nereden Gelecek
- Bu Kadar da Tesadüf Olmaz
- Yayla Yolu Yeniden
- Üzümlü’de Neler Oldu?
- Müddei İddiasını İspat İle Mükelleftir
- Korkularla Yaşamak
- Eğitim Çıkmazımız
- Fethiyeli İş Adamları Dünyaya Açılıyor
- MHP’de Adaylık Yarışı
- Desteksiz Atışlar
- İlle de Nükleer Enerji
- SIRA DIŞI ADAYLAR, SIRADAN ADAYLAR
- Düğünler, Düğünlerimiz
- DEZENFORMASYON
- Siz Olsanız Ne Yapardınız?
- Başbakan Erbakan! Şakadan!
- Hollanda’yı Fethiye’ye Getirdik
- Çevrenin En Büyük Düşmanı Yine Bir Kısım Çevreciler
- Mahalle Baskısı
- Siyaset Medya Etkileşimi
- Beleş Yaşamak
- Hastaneler Niçin Kalabalık
- Seçim Yaklaşıyor, Hayat Duracak Mı?
- Yine Plansız, Projesiz İşler Yapılıyor
- Eren Dağı Kayak Merkezi Açıldı
- Olağan Şüpheliler
- Kaçak İnşaatlar ve Çözüm Yolları
- İki Olay, İki Mesaj
- Dalları Limon Bastı
- Fethiye’de Üniversite
- Partilerin Aday Belirlemesinde Hemşehrilik Unsurunun Katkısı
- Hırsızlara Ne Yapmalı
- Yeni Yılda Siyasi Partileri Bekleyen Tehlike: Popülizm
- Çevre Savurganlığı
- Yeni Muhalefet Taktikleri



Adnan SARAL
Celal Bozkurt
Coşkun Karabulut
Nuri Kıvrak
Nuri Kuzugüdenlioğlu
Ömer Faruk Bilgili