
Adnan SARAL
BİZDEN BİRİNİN AKIBETİ
BİZDEN BİRİNİN AKIBETİ
Muhsin Yazıcıoğlu bir siyasi parti lideriydi. Seçim öncesi kampanyada helikopter kazasına uğradı. Bir süre sonra normal kaza olarak inceleme tamamlandı. Dosya kapandı.
Ben de bu sonuca çok kolay olarak inandım. Çünkü Muhsin Yazıcıoğlu’nun partisi %2 oy alamıyordu ve yıllardır yerinde sayıyordu. Bu oy oranında bir partiden kim korkardı veya öldürülmesi kimleri rahatlatırdı diye düşünmüştüm.
Daha sonra kaza değil bir suikast olduğu belgelendi. Bunun üzerine aklıma ilk gelen soru neden Muhsin bey’i öldürmek istediler? Hemen bu suikasttan sonra medya ve köşe yazarları neden bu konuya gerekli ilgiyi ve tepkiyi göstermediler soruları takıldı. Oysa bizde öyle bir barış, demokrasi hayranı bir medya ve öyle duyarlı bir kitle vardır ki bir olay üzerine aylarca Türkiye gündemini işgal ederler ve en hümanist ve en demokrat insan olarak tepki gösterirler.
Susurluk kazasından sonra aylarca bir dakika aydınlık bir dakika karanlık eylemleri yaptık. Devlet siyaset mafya üçgeni ele geçmişti. Yani bir milletvekili bir emniyet görevlisi ve bir aranan suçlu aynı arabaydılar. ” Susma ! Sustukça Sıra sana gelecek! “ Şimdi bir siyasi parti lideri kaza geçirmiyor, suikasta uğruyor ve suikast izlerini silmek için bir askeri helikopter havalanıyor ve bazıları nöbet tutarken diğerleri delilleri karartıyor. Bana göre bizim barış, demokrasi hayranı bir medya ve son derece duyarlı bir kitle kıyameti koparmalıydı. Çıtları çıkmadı, kılları kıpırdamadı. Bizimkiler halktan hesap sorarken son derece acımazsız olurlar, niyet okurlar yıllar sonra cumhuriyeti yıkacak eylemleri şimdiden öngörürler ve ilerici tavırlarla kendilerince savunmaya ve saldırıya geçerler. Muhsin Bey olayında ses çıkmadı.
Bizim ülkemizin insanı ve bizim tarihi ve kültürel misyonumuzun yanında, milli ve manevi değerlerine sadık olan bir kişi adı ne olursa olsun % 2 de oy alsa tehlikelidir. Hemen yok edilmelidir. Eğer bu tarihin, bu toprağın ve bu maneviyatın insanı değilseniz istediğinizi yapabilirsiniz. Çalabilir, çarpa bilir, hortumlayabilir, bölücülük yapabilir, her türlü suç ifadesini kullanabilirsiniz. Kimse size zarar vermez.
Bu ülkenin, bu toprakların insanı olmak, tarihi ve manevi değerlerine sahip olmak büyük bir fedakârlık ister. Bunun bedeli canını vermektir. Bu bedeli göze alamıyorsanız ihanet edin, hakaret edin. Size dokunan olmaz. Derinden derine sizi koruyanlar ve destekleyenler olur.
Bugün bizim insanımızın yanında olmak zamanıdır. Geçmişi bir tarafa bırakalım, bizim insanımızın % 2 oyuna bile tahammülü olmayan bir sistem ve zihniyet var karşımızda. Fırsat fırsattır. Gelin kendimiz olalım, bizim insanımızın yanında olalım.



Celal Bozkurt
Coşkun Karabulut
Nuri Kıvrak
Nuri Kuzugüdenlioğlu
Ömer Faruk Bilgili